Flormar’da iki sınıfın irade savaşı

“Pankartları kaldırın” dayatması, ilerleyen günlerde baskıların sertleşeceğinin habercisi. Zira direnişi kendi istediği sınıra çekmeye çalışan sermaye devleti, direniş alanının terk edilmesi hedefiyle baskılarını arttıracaktır. Böylesi bir irade savaşından ancak kendi sınırını kendisi belirleyen taraf galip gelir.

Sendikalaştıkları için işten çıkarılan Flormar işçileri tüm baskılara ve zor koşullara karşın direnişi devam ettiriyor. Seçimlerin hemen ardından sözlü olarak engellemelerle karşılaşan işçilere baskılar devam ederken, son günlerde baskılar daha da artmış durumda.

OHAL sözde “kalktı”, direnişe baskılar arttı

OHAL’in sözde kalkmasının ardından direniş üzerinde sermaye devletinin baskıları daha da yoğunlaştı. Oysa işçilerin büyük bölümü OHAL kalktıktan sonra direniş lehine gelişmelerin olacağı umudu içinde idi. Seçimlerin ardından başlayarak direnişe daha geri sınırlar çizmek isteyen Flormar yönetimi; valisini, kaymakamını ve kolluk güçlerini harekete geçirmeye çalıştı. Fabrika brandalarına, demir çitlere pankart asılmamasını, ses aracının sesinin kısılmasını istediler.

Flormar işçileri bunu kabul etmemiş ve direniş aynı şekilde devam etmişti. Direnişin 84. günü sabah çevik kuvvet polisleri pankartların asılmasına engel oldu. Bu sırada tartışmalar çıksa da ciddi bir gerilim yaşanmazken, pankartlar fabrikanın karşısına asıldı. Direniş kaldığı yerden, polis baskısının artmasına rağmen devam ediyor.

Sermaye devletini rahatsız eden direnişin iki temel yönü

Bu baskının artmasında Flormar yönetiminin valiyi sürekli zorlamasının yanı sıra birkaç önemli nokta daha var. Birincisi; direniş alanına gelen ve dayanışma içerisinde olanların genelde sol, sosyalist çevreler olması. Ve ziyaretlerde desteğe gelenlere yönelik herhangi bir kısıtlama yöntemine başvurulmuyor. Bu da düzeni, sermayeyi teşhir eden ve örgütlenme çağrıları ile dolu konuşmaların yaygınlaşmasını sağlıyor, sermayeyi rahatsız ediyor.

Diğer önemli nokta ise direnişçi işçilerin Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB) bulunan örgütsüz fabrikalara örgütlenme çağrıları yapması. Petrol-İş broşürleri ve megafonla konuşmalarla birçok fabrikaya gidildi. Somalı ailelerin yürüyüşüne destek verildi. Tayaş ve Aygaz işçileri ile dayanışma eylemleri yapıldı. Sadece Flormar patronu değil, GOSB’de bulunan diğer patronlar da rahatsız edildi.

Sermayenin ve devletinin ciddi şekilde huzurunu bozan bu iki nokta, işçilere yönelik baskıların yoğunlaşmasını da beraberinde getirdi.

“Pankartları kaldırın” dayatması, ilerleyen günlerde baskıların sertleşeceğinin habercisi. Zira direnişi kendi istediği sınıra çekmeye çalışan sermaye devleti, direniş alanının terk edilmesi hedefiyle baskılarını arttıracaktır. Böylesi bir irade savaşından ancak kendi sınırını kendisi belirleyen taraf galip gelir.

Kızıl Bayrak / Gebze